Frekans, bir saniyede oluşan dalga sayısını ifade eder ve Hertz (Hz) birimi ile ölçülür. Bir dalganın periyodu, frekansın tersi olarak 1/f şeklinde tanımlanır ve tek bir dalganın gerçekleşme süresini gösterir. Basit harmonik hareket sonucu ortaya çıkan sese saf ses (pure tone) adı verilir.
Cps (cycle per second), saniyedeki dalga sayısını; dB (desibel) ise sesin şiddetini ifade eden ölçü birimini belirtir.
Aurikula tarafından toplanan ses dalgaları, dış kulak yolu (DKY) aracılığıyla iletilirken aynı zamanda amplifiye edilir. Aurikula, öne doğru bakan yaklaşık 135°’lik açısı sayesinde sesi yaklaşık 6 dB kazançla toplar. Konkanın rezonans frekansı 5300 Hz, dış kulak yolunun rezonans frekansı ise 3000 Hz olup, bu frekanslarda yaklaşık 15 dB’lik bir amplifikasyon sağlanır. Çocuklarda ise anatomik farklılıklara bağlı olarak rezonatör etkinin en belirgin olduğu frekans 8000 Hz civarındadır.
Sesin lokalizasyonunda iki temel mekanizma rol oynar:
Her iki kulakta oluşan ses basıncı farkı ve sesin kulaklara ulaşma zamanındaki farklılıklar, santral sinir sistemi tarafından değerlendirilerek sesin yönü ve kaynağı algılanır; böylece ses lokalizasyonu sağlanır.
Vestibüler sistem dengenin sağlanmasında fonksiyonu olan 3 duyusal sistemden biridir. Dengeyi sağlayan sistemler:
Semisirküler kanalların bir uçları genişleyerek ampulla adını alır. Ampullalarda tüylü hücreler içeren epitel bulunan alanlara krista adı verilir. Kupula ise bu tüylü hücrelerin ürettiği mukopolisakkarit ve keratin içeren jelatinöz yapıya denmektedir. Elastik bir membran özelliğindeki bu yapının ampulladan sıvı geçişini bloke etme özelliği vardır (Şekil 2.6). Her üç SSK karşı taraftaki eşdeğerine simetriktir ve açısal hareketlere duyarlıdır.
Vestibüler sistemde de iki tip tüylü hücre bulunur. Tip 1 hücreler krista ve makulaların orta bölümünde, Tip 2 hücreler ise periferde yerleşmiştir. Kinosilya tek iken stereosilya 40 – 200 adet arasındadır.
Utrikül ve sakkül vestibül içerisinde yerleşmişlerdir ve tüylü hücreler içeren bölgelerine makula adı verilir. Makulada saçlı hücreler üzerinde jelatinöz membran vardır ve burada bulunan Ca-CO3 kristallerine otolit (otokonia) denir. Vestibüler end organların bazal bir aktivitesi mevcuttur.
Makulalar doğrusal hareketlere duyarlı iken kristalar açısal hareketlere duyarlıdır. Kabaca utriküler makula horizontal, sakküler makula ise vertikal hareketlere duyarlıdır. Semisirküler kanallardan ikisi (posterior ve superior SSK) vertikal planda, biri (lateral SSK) ise horizontal planda yerleşmiştir. Vertikal kanallar sagittal plan ile yaklaşık 45°’lik açı yaparken, lateral SSK horizontal plan ile öne doğru yükselen yaklaşık 30°’lik bir açılanma gösterir. Baş hareketleri ile oluşan endolenf akımı, kupula ve makulalardaki jelatinöz membran ile silialarda harekete neden olur ve bu durum elektriksel stimulasyon oluşturur (Şekil 2.7). Lateral SSK’da kupulanın ampullaya doğru (ampullopedal) hareketi bazal elektrik aktivitede artışa, ampulladan uzaklaşan (ampullofugal) hareketi ise azalmaya yol açar. Anterior ve posterior SSK’larda ise bu durumun tam tersi gözlenir; yani horizontal kanal ampullopedal hareket ile uyarılırken, diğer semisirküler kanallar ampullopedal hareketle inhibe olur.
Skarpa ganglionu (vestibüler ganglion) internal akustik kanalın (İAK) tabanında yerleşmiştir. Skarpa ganglionunda bulunan nöronların dendritleri, krista ve makulalardaki elektriksel aktiviteyi toplayarak santral sinir sistemine iletir (Şekil 2.8). Skarpa ganglionu, superior vestibüler ganglion ve inferior vestibüler ganglion olmak üzere iki bölümden oluşur. Bu alt ganglionlardaki büyük ganglion hücreleri krista ve makulaların santral bölgelerinden, küçük ganglion hücreleri ise periferik bölgelerden afferent inervasyon alır. Dendritler dağıldıkları anatomik yapılara göre n. ampullaris lateralis, n. ampullaris anterior, n. ampullaris posterior, n. utrikülaris ve n. sakkülaris adlarını alır.
Şikâyetinizi dinleyip size uygun yaklaşımı birlikte belirleyelim.
Beytepe Mh. Beyler Cd. 5339. Sokak No: 7, Çankaya / Ankara
